Sosyal Medyada Paylaş: FacebookSosyal Medyada Paylaş: Twitter

Kuşlar Kategorisi

  • Okunma: 12935 defa

Kanaryalarda Görülen Hastalıklar ve Tedavileri

 

Kanaryalar, diğer bir çok kuş türünden farklı olarak fazlasıyla aktif canlılardır. Kafes içindeyken bile sürekli bir hareket halindedirler. Bu yüzden çok fazla kısıtlanır, temiz hava ve gün ışığından mahrum bırakılırlarsa, sağlıkları bozulabilir. Çok fazla ele gelen, diğer canlılarla fiziksel temas halinde olmaktan hoşlanan bir kuş türü değildir. Kanarya, kesinlikle yabani bir kuş sayılmaz. Ayrıca ötmeyi çok severler. Güneşin doğmasıyla birlikte ötmeye başlayan kanaryalar güneş batana kadar ötmeye devam edebilirler, ancak çıkardıkları sesler rahatsız edici değil aksine hoş bir melodiye sahiptir. 

Tüylerinin yoğun bir şekilde dökülmesi, gagalarında ve ya ayaklarında görülen anormal durumlarda, bir uzmandan yardım almak gerekir, çünkü bu tarz sorunlar kanaryaların kur yapma, çiftleşme, üreme gibi temel ve önemli eylemlerinde büyük sorun teşkil edebilmektedirler.

Kanaryalarda Görülen Hastalıklar ve Tedavileri:

Romatizma ve Belirtileri: Romatizmalı kanarya, tünek üzerinde tutunamaz, düşer. Yürümekte zorluk çektiği, yürüyemediği, düştüğü yerde kaldığı, ayağa kalkamadığı görülür.

Nedenleri: Nem oranı yüksek serin ve rutubetli yerlerde sürekli yaşamak zorunda bırakılan kanaryalarda, banyo yapıp geceyi ıslak veya nemli tüylerle geçirmeyi bir alışkanlık haline getiren kanaryalarda görülür.

Tedavisi: Hastalığın oluşmasına olanak tanımamak, hastalığı tedaviden çok daha kolay olduğu için, yukarıda alınan sakıncalı durumları yaratmamak ve romatizmaya meydan bırakmamak en iyisidir. Bununla birlikte, hastalıklı kanaryanın içinde bulunduğu sakıncalı ortamdan kurtarılması, serin havalarda banyo yapmasına izin verilmemesi, geceleri ıslak ve nemli tüylerle bırakılmaması alınacak ilk önlemlerdir. Kafesin güneş gören bir odada güneş ışınlarının direkt vurmadığı bir yere asılması, kafes tabanının sürekli olarak kuru kumlarla örtülü olması ve kafesin nemli bırakılmaması yerinde bir tedbirdir. Tedavi olarak, kanaryanın ayakları saf alkolde eritilmiş kafuru ile ovulmalı ve her gün tazelenen içme suyuna çeyrek aspirin eritilerek verilmelidir. Bu arada, içinde balık yağı bulunan kuvvet mamasından da yarar beklenebilir.


Ses Kısıklığı ve Belirtileri: Kanaryada ötüşün azalması, sesin kısılması veya tümüyle kaybolması ile tanınır.

Nedenleri: Ses kısıklığının nedenleri çeşitli olmakla birlikte bunları bir kaç noktada toplamak mümkündür.

1-) Soğuk algınlığı, nezle, bronşit gibi rahatsızlıkların ses tellerini etkilemesi,
2-) Aşırı ötme, sürekli ötme sonucunda ses tellerinin arızalanması,
3-) Aşırı korku, panik ve şok hallerinin sonucunda ses kaybı,
4-) Ötücü kanaryaların, yanlış beslenme sonucu seslerini yitirmeleri.

Tedavisi: Doğal olarak, yukarda anılan değişik nedenlere bağlı olarak görülebilen her ses kısıklığı veya ses kaybı olayında ayrı bir tedavi önlemi uygulamak gerekir. Bunlar yine aynı sıra içinde tek tek ele alalım.

1-) Soğuk algılığı, nezle,bronşit gibi rahatsızlıklarda ses tellerinin etkilenmesi sonucunda oluşan ses kayıplarında, alınan önlemler aynen uygulanır. Bunun yanı sıra, gagasından günde bir iki damla çiğ taze yumurta sarısı damlatmak da yarar sağlayacaktır.

2-) Aşırı ötme sonucu ortaya çıkan ses kayıplarında, hasta kanarya diğerlerinden ayrılarak, sessiz kendisini ötmeye teşvik edecek herhangi bir uyarıcının bulunmadığı, geldiği yere eş ısıda, cereyansız, havadar, huzur duyacağı bir odaya alınır. Kesin istirahatı sağlanır. Ses güçlendirici ve vitamin değerli besinlerle, kuvvet mamaları verilir. Suyuna B ve C vitamini karıştırılır.

3-) Eğer kanarya bir korku, bir panik veya bir şok sonucu sesini yitirmişse, ikinci şokta görülen önlemler alınarak, kanaryanın huzuru sağlanır, geçirdiği şoku atlatması beklenir. Bu arada, sağlık yemlerinin bulunduğu karma yemlerden verilmesi sağlanır.

Bazen yanlış bir beslenme sonucunda da kanarya ses kısıklığı geçirebilir. Bu gibi durumlarda, ses kısıklığına neden ola,n proteince yüksek besinler ve unlu yiyecekler kesilir. Daha düşük değerde besinler, sağlık tohumları, ötücü kanaryalara verilen özel karma yemler kullanılır. Başlangıçta kısa bir süre perhiz yaptırmak da yarar sağlayacaktır.

Bütün bunlardan başka sık sık değindiğimiz kanaryaların hava akımlarına maruz kalması, soğuk suyla banyo yapması, soğuk su içmesi, rutubetli yerde bulunması, bulunduğu yerin havasının kirli, tozlu, dumanlı, sigara kokulu olması diğer olumsuz etkilerin yanı sıra ses kısıklığına neden olabilir.

Siyah Leke Hastalığı: Yetiştiriciler, özellikle yavruların ilk döneminde birçok sorunla karşılaşırlar. Muhakkak ki, bazı yetiştiriciler için kuluçka döneminin verimsiz geçmesi ve yavru ölümleri problem teşkil eder ve moral bozukluğuna neden olur.

Bazen yavruların taşlıkları dolu olduğu halde, ertesi gün ölü olarak karşımıza çıktığı görülür. Bunun nedeni siyah nokta dediğimiz hastalıktır. Çoğu zaman karaciğerdeki ve sindirim sistemindeki problemlere bağlı olur. Vogel Freund dergisinde bu hastalık Paul pütz tarafından ''Siyah noktalar'' olarak adlandırılır.

Siyah nokta, yavru kuşların karnının sağ alt kısmında, karaciğerin üzerinde sağda safra kesesi bölgesine yerleşir. Farklı bir et renginde karın bölgesinde belirir. Bu noktanın büyüklüğü farklı farklı olabilir. Yavru hayvanlarda dış düzeyde ortaya çıkan bu siyah nokta, sonradan sarı renge döner. Sarıya dönmesi bir organ bozulması meydana geldiğinin işaretidir. Maalesef bu hastalığa yakalanan yavru kuşların büyük bir bölümünün ölüme aday olduğu belirlenmiştir. Nadiren bazı kuşlarda, siyah noktanın kaybolduğu ve 7 gün içinde eski normal haline döndüğü görülmüştür. Fakat hastalığa yakalanan kuşların daha az geliştiği tesbit edilmiştir. Bazen yumurta içinde de siyah nokta hastalığı sebebi ile ölümler olmaktadır. Bu hastalık solunum zorluğuna neden olur ve soluk alma zorlaştıktan sonra birkaç saat içinde yavru ölür. Siyah nokta kanaryaların yanı sıra Carduelis ve güvercinlerde de görülür.

Siyah noktanın, safra kesesi olduğuna dair görüşler vardır. Tanımlanırken sadece karaciğerde olarak değil, karaciğerin sağ tarafında ve pul pul olarak anlatılır.

Yaklaşık beş yıl önce İtalya'ya yaptığım bir ziyarette tanıdığım yetiştirici Prof.G.Bertolini'den bu hastalığa karşı mücadele için yetiştirmeye başlamadan önce eski hayvanları bir İNHALASYON (Buğu,gaz veya ufak damlacıklar halindeki sıvıların solunması) metodu ile tedavi ettiğini öğrendim.

Uitrecht'teki küçük ev hayvanları ile ilgilenen bir fakülte yaptığı araştırmalarda, buna kolibakterilerin neden olduğunu açıklamıştır. İtalyan araştırmacılar, bunun mycoplazma olduğunu ve muhtemelen safranın karaciğere tesir ettiğini iddia etmişlerdir. Yumurta içinde meydana gelen bu plazma, sonra yavrunun iç organlarına girer ve bozar. Yavrunun, yumurta içinde veya yumurtadan çıktıktan birkaç gün sonra ölümüne neden olur. Bazı kuşlar yumurtadan çıktığı zaman nefes zorluğu çeker ve ölür. Bunların akciğerleri hastalığa yakalanmıştır.

Oluşum yumurta içinde meydana geldiği için, teşhis koymak çok zor olmaktadır. İtalyan'lar TYLOSİN adlı antibiyotik maddesi ile tedavi uygulamasında olumlu sonuçlar almıştır. Birkaç yıl öncesine kadar Chemi-Vit firması Tylosin kombinasyonlu tetractlin adlı bir ilaç üretmiştir. Şu anda çeşitli ilaçlar bulunmaktadır.

Tilosina20.Tylan gibi İnhalasyon tedavi uygulanmasında da yine Tylosin kullanılmaktadır. Her ne kadar bu ilaçlar tedavi amaçıyla kullanılsa da tam olarak teşhis konulamadığı için, etkili sonuç imkanı sınırlıdır. Kuluçka için yumurta toplamaya başlamadan önce, tedavi uygulamasına başlanır. Bu kür beş gün devam ettirilir. Bir l litre içme suyuna 1 gr Tilosima20 ilave edilir. Prepatarın düzgün kullanımı önemlidir. Bir yandan virüslerin yumurtaların olduğu yerlere girmeleri önlenmeli,diğer yandan virüsler toplu halde bir yerde tutulmalıdır. Virüslerin tam olarak elemine edilmesi çok zor ihtimaldir.

Kaşıntı ve Bitler: Kuşun sürekli kaşınması, gagası ile tüylerini sıkıştırmaya çalışarak didiklemesi, tüylerini kabarık tutarak sürekli silkinmesi ve gövdesini bir yerlere sürtmeye çalışması.

Sebepleri: Kuşun gövdesinde, tüylerinin arasında gözle görülebilen koyu renkli çok küçük canlılar var ise, bunlar kaşıntıya neden olan asalak hayvanlar yani bitlerdir. Kanaryaların en büyük zararlılarındandır. Kuşu elimize aldığımızda kanat altı ve ense tüylerini hafifçe üflersek bitleri rahatça görebiliriz. Bu bitler kuşun geldiği yerden, başka bir hayvandan ya da yeni alınmış bir kafes aksesuarından gelebilir. Eğer yavru ve yuva varsa bu kısımlarda kontrol edilmelidir. Aşırı oranda üredikleri zamanlarda öldürücüdürler. Bitleri gündüz faaliyette görme olanağı yoktur. Bunlar geceleri ortaya çıkarlar.

Eğer kanarya besleyen kişi biraz ihmalkâr yaradılışlı ve dikkatsizse, hızlı bir üreme sonucunda kanaryası bir felâketle karşı karşıya kalacaktır. Çünkü bitler çok küçük olmaları nedeniyle pek kolay görülmezler, buna karşın büyük birer kan emicidirler. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında üreme sonucu çok çabuk çoğaldıklarından dikkatli olunmalıdır.

Kafeste bit olup olmadığını anlamak için kafes geceleri dinlenir. Kanaryalar huzursuz ve kıpırtılı iseler bir bit hücumu karşısındalar demektir.
Tehlikelidirler, özellikle yazın ortaya çıkan bu hayvanlar, akşamları kuşa rahat vermezler. Kuşun kanını emerek onun zayıf düşmesine ve hastalanmasına neden olurlar. Tünek başlıklarındaki delikler bitlerin saklanacakları yerlerin başında geldiklerinden, buraların incelenmesiyle de varlıkları anlaşılabilir. Bitkilerdeki bitler farklı olup, kuşlar için zararlı değildir. Bitin varlığını anlamak için kafesin köşelerine, saklı bulunan alt kısımlara, dar bölgelere ve tünek kamışlarının uç kısımlarına bakılmalıdır. Bitin kendisini görebileceğimiz gibi bıraktığı beyaz dışkılarını da noktalar halinde görebiliriz. Ayrıca yuva var ise elimizi yuvaya soktuğumuzda kıpırtılarını ve kaynaşmalarını hissedebiliriz. Daha da bilemiyorsak, kafesin bir köşesine küçük bir pamuk parçası ya da beyaz mendil koyarsak bir kaç gün sonra burada yuvalandıklarını görebiliriz.

Tedavi: Bu bitlerden kurtulmak için eczane veya petshop lardan temin edilecek bit spreyi kullanılmalıdır. Bu tedaviye 2 - 3 gün ara ile bir kaç kez tekrarlanmalıdır. Bit spreyi kuşun tüm vücuduna, özellikle kanat altına ve boyun bölgesine sıkılmalıdır. Kuşun yüz, gaga ve göz kısmına sıkılmamasına dikkat edilmelidir. Pire tozu da bu derdinizi çözümleyecektir. Ayrıca "Jakotin" adlı ilaç ve opigal 5 tozu,rin tozu, Ektogal, lizol, karbonil, kreolin, madeni esanslar, kafur türü maddelerde kullanılabilir. Bu tozlar tünek başlıklarındaki deliklere, kafesin kenar kıyı köşelerine serpilerek, kanaryaların kanat altlarına dökülerek çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bitlerin kökü kazınabilir. Özellikle kuluçka devrelerinde yuvalıkların büyük bit yuvaları olacağını; bunların yavruların kanlarını emerek ölümlerine sebep olacağını hatırlatırız.

Yuvaların ilaçlanmasında yavruların tozdan zarar görmemesi için dikkatli davranılmasını tavsiye ederiz. Daha iyisi, bit bulundurabileceği düşünülen eski yuvalığın alınarak yerine yenisinin konulmasıdır.

Kafesin içinin temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi de önemlidir. Özellikle kafesin köşelerine, saklı bulunan alt kısımlara, dar bölgelere ve tünek kamışlarının uç kısımlarına yuvalanırlar. Bu nedenle, ya kafes ve aksesuarları sıcak su ile iyice yıkanmalı yada bahsedilen spreyden kafesin özellikle bu kısımlarına sıkılmalıdır.


Tüy Değişimi (Karın Ağrısı): Öncelikle belirtmeliyiz ki "tüy değişimi" bir hastalık değildir; her yıl bütün kuşların geçirdiği normal bir fizyolojik yenilenmedir. Ancak, iyi bir bakım ve beslenme olanağına sahip olmayan kanaryalar bu devrede zarar görmeye mahkûmdurlar. Temmuz ayı ile eylül ayı arasında geçirilen bu olay, kanarya iyi bir bakım altında ise hiçbir iz bırakmadan kolaylıkla atlatılır.

O yılın yavruları olan genç kanaryalar, bu devreyi pek hafif geçirirler. Fazla tüy değiştirmezler. Bu nedenle de bünyeleri sarsılmaz. Daha iler ki yaşlarda bulunan kanaryalar, önce kuyruk ve kanat, sonra vücut ve en son olarak kafa tüylerini değiştirerek yeni ve parlak tüylere sahip olurlar. Bütün bu oluşumun süresi normal olarak iki ay kadardır. Bu devre içinde kanarya son derece halsizleşir. Hareketliliği azalır, ötmez olur.Tüy dökümü süresince kanaryalar çok iyi bakılmalı, soğuktan, hava akımlarından, ani ısı düşmelerinden titizlikle korunmalı, beslenmelerine büyük özen gösterilmelidir.

Özellikle serin sonbahar gecelerinden korumak amacıyla geceleri kafes üstünün hava geçiren yün örtülerle sıkıca örtülmesinde yarar vardır. Tüy dökümü süresince, yeşillik ve meyveler azaltılır. Kenevir, turp ve hardal tohumu yemlerden çıkartılır. Kuvvet mamaları, kuşyemi, dan, marul tohumu ve keten tohumu verilir. Sularına, hastalıklardan korumak üzere Terramycine ve vitamin damlatılmasında yarar vardır. "CeDe Multivitamin", kuşların tüy atımını kolaylaştıran, bu süreyi kısaltan hazır bir vitamin olarak yarar sağlar.

Kanaryayı tüy değişiminden çabuk çıkartmak için, bazı yetiştiricilerin karşı çıktığı, bazılarının çok tuttuğu bir yöntem vardır. Bizde Barbar Metodu adıyla anılan bu yöntem, tüy dökümü süresince kanaryayı, üzeri kalın bir örtüyle kapanmış bir kafesin içinde tutmaktan ibarettir. Kafesin altı temizlenmez ve beslenme çok az bir ışığın bulunduğu kafesin içinde, örtü altında sürdürülür. Bu örtü, kafesin içindeki ısıyı sabit ve kafesin içini karanlık tutar. Bu iki etkenin tesiri altında kanarya, tüy değişimini beş hafta içinde tamamlar.

Ara Tüy Dökümü: Kuşun vücudundaki tüyler (özellikle kafası ve boynundaki tüyler) dökülür. Eğer parazitten dolayı dökülme varsa, sürekli bir kaşıntı da gözlenir. Kuşun halsiz, isteksiz olması ötüşünü kesmesi ve kafes içerisinde durgun olduğu gözlenir. Ancak dişi kuşun yumurta üzerinde yattığı dönemlerde göğüs altında görülen dökülmeler normaldir.

Sebepleri: Kanaryalarda tüy dökümü pek çok nedenden olabilir. Normalde tüy dökme mevsimleri, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Bu aylar dışındaki dökümlere "ara tüy dökümü " adı verilir. Kanaryanın ara tüye girmesi bir kaç sebepten olabilir.

1- Eğer kanaryanın bulunduğu yer hava almıyorsa, yani kuşun sürekli kapalı bir ortamda kalmasından dolayı olabilir.

2- Kuşa verilen yem ve yiyeceklerin çok kuvvetli olması sonucu, hayvanın bünyesinin aşırı yüklenmesi olabilir.

3- Sürekli değil ama aşırı dökülme varsa, hastalık kapmış olması yada kaşıntısı varsa parazit gibi bir nedenden dolayı tüy dökebilir.

4- Mevsimsiz tüy dökümleri yem ve mama değişikliğinden olabileceği gibi, yer değişikliğinden de olabilir.

5- Kanarya kızgınlık dönemine geldiğinde de tüy dökebilir, özellikle 2 yıl gibi uzunca bir süre eşe atılmamışsa kuş sıkıntısından tüy dökebilir.

Tüy Değişikliğine Yardımcı Olmak İçin:

1- Yemliklerden birisine kenevir tohumu, diğerine de normal kanarya yemi koyularak bol bol marul türü yeşillik verilmeli.

2- Banyosunu eksik etmemeli, banyo suyunu her sabah değiştirmeliyiz.

3- Vitamin takviyesine ihtiyaç duyulabileceğinden, CeDe Multivitamin adlı vitamin ilacından 15 günde suluğuna 4 damla verilmeli ve suluk iki günde bir değiştirilmelidir.

4- Eğer yem veya mama değiştirildi ise, eski kullanılan yeme veya mamaya dönülmelidir. Kuşun zayıf düştüğü bu dönemlerde, bol bol yeşillik ve meyve ile birlikte karışık yem verilmesi iyi olur.

5- Parazit durumunda ise, parazit dökücü toz ilaçlardan kullanılmalıdır Haftada en az bir kere de banyo yapması sağlanmalıdır.

6- Kuş havadar bir yere konulmalı, ancak rüzgar alan esintili bir yere konulmaması da kuşun sağlığı açısından önemlidir.

7- Eğer uzun süredir yalnız ise, eşleştirmenizde kuşunuzun doğal sağlığı yönünden faydalı olur.


Soğuk Algınlığı ve Belirtileri: Hafif soğuk algınlıklarında kanaryaların tüylerini kabarttığını, bir köşeye çekilip tertop olmuş bir durumda, gözleri kapalı uyukladığını ötmediğini, yemediğini ve çevresiyle ilgilenmediğini görürüz.

Ani ısı değişikliliğinde, kanaryalarda soğuk algınlığıbir şok etkisi göstererek, kanaryanın bayılıp tüneğinden düşmesine varan belirtiler ile ortaya çıkabilir. Karın derisi doğal rengini yitirip kızarır ve morarır. Bu belirtiler soğuk algınlığını belirlemekle birlikte, eğer iyi tedavi edilmez ve tüm arazlar giderilmezse bronşit, astım, zatürree ve hatta verem gibi hastalıkların başlangıcı olma özelliğini de taşır.

Kanaryalar duyarlı yapıya sahip varlıklardır. Gerçi 16-17 santigratlık sabit bir ısı sağlandığında, sağlıkla yaşabilirler. Ancak 22-23 santigrat ısıdan bu derecelere ani düşüşlerde, hastalanma olasılığı doğar. Gece ve gündüz arasındaki büyük ısı farkları,, veya kafesin sıcak odadan soğuk bir odaya odaya taşınması gibi nedenlerin yanı sıra, soğuk suyla banyolar yaptırılan banyolar soğuk algınlığına neden olabilmektedir.

İlk önlem olarak, kanarya normal ısıdaki bir odaya getirilir. Kanaryanın ağzı, ucu inceltilmiş bir tüy sapı ile açılarak bir damla kadar bal konulur. Bu bir damlalık bal, kanaryayı susatacak ve su içme isteği yaratacaktır. Bu isteğini gidermek için, içeceği suya bir damla kadar TERRAMYCİNE damlatıldığında, ilk tedavi sağlanmış olur.

Bu arada karma ve kuvvetli yem verilmemeli, kısa bir süre için haşlanmış patates kürü uygulanmalıdır. Doğal olarak bu süre içinde, TERRAMYCİNE verilmeye devam edilmeli ve kanarya mümkün olduğunca sabit bir sıcaklıkta tutulmalıdır. Bu amaçla ilk günler için, kafesin içine hava girmesine engel olmayacak yün bir örtü kullanılması ve kafesin bu örtü ile sıkı sıkıya örtülmesi yerinde bir tedbir olacaktır. Kanaryanız biraz kendini toplayıp soğuk algınlığının kuvvetli etkilerini atmaya başladığında vitamin değeri yüksek besinlerle vücudun direnci artırılmalı ve bünyesi, besin değeri yüksek yemlerle takviye edilmelidir.

Astım ve Belirtileri: Kanaryanın soluk almada zorluk çekmesi, sık sık ve hırıltılı solumasıyla kendini belli eden bir hastalıktır. Astımlı kuş ötmeye karşı isteksizdir ve ötüş kalitesinden çok şey kaybetmiştir. Genellikle uzun süren bronşitlerden sonra ortaya çıkması tanıtıcı bir niteliğidir.

Nedenleri: Bu hastalık, yerleşmiş nezle ve bronşitin, bakımsızlık, kirli, dumanlı hava, tozlu yem, tozlu ortam gibi elverişsiz koşullar ve tedavisizlik gibi etkenlerle solunum organlarında kronik, iyileştirilmesi güç bir rahatsızlığa dönüşmesidir.

Tedavisi: Maalesef kronikleşmiş durumların kesin bir tedavisi yoktur. Hastalığı, henüz bronşit halindeyken veya hastalığın henüz başlangıcındayken, yukarıda sayılan elverişsiz koşulların ortadan kaldırılması, iyi ve sürekli bir bakımın sağlanmasıyla önlemek mümkündür. Astım başlangıcında, bronşit tedavisinin yanı sıra, menthol, nane ruhu, okaliptüs buğuları yapılması, soluk açmada ve iyileşme sürecinin kısaltılmasında yararlı olur. Buğu yapma şu şekilde uygulanır: Sıcak bir tuğlanın üzerine oturtulan madenî bir kap içindeki kaynar suya adları anılan soluk açıcılardan biri damlatılır. Astımlı kanaryanın bulunduğu kafes, bu kabın yanına yerleştirilir ve her ikisinin üzeri tek bir örtüyle örtülerek, hasta kuşun bundan en büyük yararı görmesi sağlanır. Bu arada, soluk açıcı ilâçların, kanaryanın rahatsız olacağı ölçüde fazla damlatılmamasına dikkat edilmelidir. Bunun için ilk denemeyi kendinizde yapmalı, sizi rahatsız edecek kadar keskin ve yoğun bir buğuyu hasta kanaryaya uygulamamalısınız.
Kronikleşmemiş astımlarda, hazır olarak satılan kanarya astım ilâçlarından da yarar sağlamak mümkündür.


Aşırı Yağlanma ve Belirtileri: Kanaryanın gözle görülür biçimde toplandığı, hareketlerinin hantallaştığı ötme istek ve gücünün azaldığı, solunum güçlüğü çektiği görülür. Avuca alınıp karın tüyleri üflendiğinde, derinin yağlı buruşuk bir görünüm taşıdığı görülür. Aşırı şişmanlığın, üremede de bazı eksikliklere ve döllenme güçlüklerine, iktidarsızlıklara neden olduğu unutulmamalıdır.

Kuşkusuz, başlıca nedeni dengesiz ve aşırı besleme, proteince zengin ve unlu besinlerin gereğinden fazla verilmesidir. Bunun yanı sıra kanaryaya hareket etme olanağı tanımayan küçük kafesler de aşırı yağlanma yapabilir.

İlk önlem olarak, kanarya daha geniş ve hareket etme olanağı bulabileceği büyük bir kafese alınır. Besin değeri yüksek ve yağlandırıcı , şişmanlatıcı besinler kesilerek bol oranda meyve ve yeşillik verilir.Bundan sonraki devrelerde yem konusunda son derece dikkatli kavranmak, kuşun yakabileceği oranda ve dengeli bir beslenme sağlamak gerekecektir.

İştahsızlık ve Belirtileri: Kanaryada yem yemeye karşı genel bir isteksizlik ve durgunlukla kendini belli eder.

Çoğunlukla kanaryanın daha önce alışık olduğu yemin dışında bir besin rejimi uygulanması veya tekdüze bir yemle beslenmesiyle görülür. Bundan başka, bazı hastalıklara bağlı olarak görülen iştahsızlıklar da vardır.

Kanaryanın arzu ettiği yemlerin verilmesi, çok bölmeli yemliklerde çeşitli yemler sunularak yem seçiminin kanaryanın tercihine bırakılması, iştah açıcı yeşillik ve meyvelerin verilmesi yararlıdır, iştah açma amacıyla hazırlanmış kanarya şuruplarından yararlanmak da mümkündür. Eğer iştahsızlık belli bir hastalığın etkisiyle ortaya çıkmış bulunuyorsa, öncelikle onun ortadan kaldırılması gerekecektir.

Zafiyet ve Belirtileri: Kanaryanın son derece halsiz, güçsüz ve mecalsiz olmasıyla; eski hareketliliğini, canlılığını kaybetmesiyle; ötmeye ve yeme karşı hissedilir oranda isteksiz davranmasıyla tanınır. Hastalığın ilerlemesi halinde karın derisinin rengi koyulaşır, kırmızı ve hattâ giderek mor bir renk alır.

Nedenleri: Kötü yaşama koşulları, kötü, isli, dumanlı, sigara kokulu, havasız yerler, tek türde ve yetersiz beslenme, soğuk algınlığıyla ilişkili hastalıklarda çok uzun süren nekâhat devreleri; bu devreler içindeki beslenme bozuklukları zafiyeti nedenleyen etkenler arasında sayılabilir.

Tedavisi: Kanaryayı elverişli koşullara kavuşturmak ve iyi bir beslenme sağlamak, alınacak başlıca önlemlerdir. Bu amaçla kanarya, temiz havalı, ışık alan, rutubetten uzak, ısısı normal bir yere alınır. İştah açıcı yem ve yeşillikler, meyveler, karma yemler, kuvvet mamalarıyla dengeli bir beslenme sağlanır. "İksir Bird Tonik" de, ötücü kuşlar için uygun vitamin-mineral bileşimiyle zafiyetin atlatılmasında yararlıdır.

Kabızlık ve Belirtileri: Kanaryanın her zamanki canlılığı kaybolur. Eskisi gibi tünekten tüneğe sıçramaz; o köşeden bu köşeye uçuşmaz, durgunlaşır. Yeme karşı isteksizlik gösterir. Sık sık tüylerini kabartır. Eğer kafesteki tek kuşsa, dışkısında büyük bir azalma olduğunu ve bu dışkının normalden çok sert bulunduğunu gözlemek mümkündür.

Nedenleri: Kanaryanın beslenmesinde bir denge unsuru olarak önemli bir yer tutan çeşitli yeşilliklerin ve meyvenin düzenli bir şekilde ve haftada İki kez olarak verilmemesi halinde kabızlık baş gösterebilir. Bu arada verilen tohum karmalarında, unlu tohumlarla yağlı tohumlar arasında iyi bir denge sağlanamaması da kabızlığın nedenlerinden biri olarak gösterilir.

Kabızlığın bir başka nedeni de, taneli yiyeceklerin öğütülmesinde gerekli bulunan kumun sağlanmamış olmasıdır. Taşlığında, taneli yiyecekleri öğütmede yararlanacağı kumdan yoksun bulunan kanarya, sonuç olarak yiyecekleri öğütülememiş biçimde ve katı olarak dışarıya atar. Bunun bir başka olumsuz yanı da bağırsak iltihaplanmasına neden olabilmesidir.

Tedavi: Tedavi olarak kanaryanın eksikliğini duyduğu şeyler verilir. Yeşillikler, özellikle hemen her mevsim bulunan kıvırcık salata bolca verilebilir. Bunun yanı sıra bol oranda verilecek keten tohumu, bağırsakların işlemesini sağlayacaktır. Doğal olarak bu arada diğer yiyecekler kabızlık hali düzelinceye kadar kaldırılmalıdır. İçme suyuna bir miktar madensuyu karıştırılmalı veya küçük bir çay kaşığı silme olarak karbonatla doldurulup içme suyun da eritilerek verilmelidir. "İksir Bird Kabızlık" bu hastalıkta olumlu sonuç vermektedir.
Aşırı kabızlık hallerinde, gaga açılarak iki damla kadar zeytinyağı damlatmak gerekir. Bu da işe yaramazsa, tecrübeli bir kanarya meraklısı veya bir veteriner hekimin yardımıyla lavman yapılabilir. Bu lavman, küçük bir tüyün hint yağına veya zeytinyağına batırılarak çok dikkatli bir biçimde ve zorlamaksızın kanaryanın anüsüne sokulması, böylece dışkısını yapmasına yardımcı olunmasından ibarettir.

Bağırsak İltihaplanması ve Belirtileri: En kesin belirti, dışkılarının yeşil renkte, kokulu ve bazen de kanlı oluşudur. Karın tüylerine üflendiğinde, derisinin koyu kırmızı ve hatta mor renkte olduğu görülür. Bunların yanı sıra kanaryada genel bir keyifsizlik, durgunluk, ötmeye ve yeme karşı isteksizlik hali göze çarpar.

Nedenleri: Kötü beslenme, tozlu, temizlenmemiş, kirli tohumlar, bozuk nitelikli sebze ve meyveler, kokuşmaya yüz tutmuş mamalar bağırsak iltihaplanmalarının belli başlı nedenleri arasında sayılabilir. Bundan başka çok önemli bir neden de, taneli besinlerin öğütüldüğü taşlıkta yeterine kum bulunmaması ve öğütülemeyen yem tanelerinin hastalığa sebebiyet vermesidir.

Tedavisi: Bağırsak iltihaplanması geçirmekte olan kanarya, diğer kanaryalardan ayrılır. Yeşillik ve meyve verilmez. Temizlenmiş özel kanarya kumu sağlanarak, taşlığın kum gereksinmesi karşılanır. Yem olarak bir süre için yalnızca patates haşlaması ve iyileşmeyi sağlamak için düzenli bir şekilde her gün değiştirilen sularına 10 damla Terramycine, 10 damla Fema-zatine damlatılır.

Bağırsak Parazitleri ve Şeritler ve Belirtileri: Hastalığın kesin tanımı, dışkıda solucanların veya şeritlerin görülüp tanınmasıyla yapılır. Bu parazitler, kanaryanın bağırsağında yaşayan; onun tüm gücünü, üreyip çoğaldıkça sömüren; zayıflamasına, halsiz düşmesine ve giderek ölümüne neden olan zararlılardır. Solucanlar azamî beş mm. boyunda, ince, iplikimse parazitlerdir. Şeritlerse bir buçuk-iki santim boyundadır.

Nedenleri: Genellikle bozuk besinlerle, iyice temizlenmemiş, parazitlerden arındırılmamış yeşilliklerle gelir, düzenli bir temizliğe sahip bulunmayan kafes ve salmalarda pek çabuk ürerler.

Tedavisi: Dışkısında parazit görülen kanarya derhal diğer kanaryalardan ayrılır. Bir gün hiç yiyecek verilmez ve yirmi dört saatin bitiminde, gagası açılıp bir damlalıkla dört-beş damla zeytinyağı içirilerek bağırsakların temizlenmesi sağlanır. Bundan başka, suları her gün tazelenerek ve günde 10 damla Sulfamezatin damlatılarak verilmelidir. 

Difteri ve Belirtileri: Hasta kuş, genellikle yemlik civarında durur. Yem yiyemez ama diğer kuşları da buraya yanaştırmaz. Tüyleri kabarık, karnı şişkin ve dışkısı beyaz renktedir. Gagası açılıp ağzına bakıldığında ağzının içinde ve boğazının tüm çeperinde, açık sarı renkte, gevşek, peltemsi görünümde, lekeler halinde benekler izlenir. Bu lekelerin her biri virüs yuvasıdır. Bunlar hastalığın gelişmesiyle solunum organlarına değin ilerleyebilir. Yutkunma ve soluma güçlükleri ortaya çıkarır. Bunun sonucu olarak da kısa bir süre içinde kanaryanın ölümüne neden olur.

Nedenleri: Hastalığa neden olan virüs çoğunlukla başka hayvanlardan, pislikle bulaşır.

Tedavisi: Kanaryalar arasında son derece bulaşıcı bir hastalık olduğu için hastalıklı kanaryalar hemen diğerlerinden ayrılır. Henüz hastalık görülmeyenler ayrıldıkları yerde dikkatle gözlenir ve hastalığa yakalananlar ayrıma tabî tutulur. Sağlıklı kanaryalara besi ve vitamin değeri yüksek yiyecekler verilerek bünyeleri güçlendirilir. Çünkü bu hastalıktan ancak güçlü bir bünyeye sahip olanlar kurtulma şansına sahiptir. Hastalığın tedavisi zor ve zahmetlidir. Ancak bir veteriner hekimin başarabileceği beceriyi gerektirir. Birer virüs yuvası olan her leke, kanarya zedelenmeden bir neşter aracılığıyla alınır ve yok edilir. Yaralar her gün iyotlu gliserinle temizlenir. İçme sularına Terramycine damlatılır ve bünyeleri vitaminle takviye edilir.

Bacakların Pullanması ve Belirtileri: Genç kanaryalarda rastlanılmayan bu rahatsızlık çoğunlukla yaşlı kuşlarda bacak ve ayakların aşırı pullanması, ileri hallerde ayakların şişmesi, kabarmaların ve iltihaplanmaların ortaya çıkmasıyla belirlenir. Hasta kanarya neşesizdir. Hareketlerinde ve davranışlarında huzursuzluk sezilir. Tüneğin üzerinde durmakta, tüneği kavramakta zorluk çeker. Bu nedenle kafes tabanında durduğu süreler tünekte durduğu sürelerden daha fazla olmaya başlar.

Nedenleri: Hastalığı oluşturan bir tür virüstür. Kanaryanın direncinin azalması, vitamin ve besin yetersizliğiyle pislikten kaynaklanan bir hastalıktır.

Tedavisi: Hasta kanarya derhal diğerlerinden ayrılmalıdır. Bulunduğu kafes sodalı veya permanganatlı suyla dezenfekte edilerek güneşte kurutulup havalandırmalıdır. Hasta kuşun tedavisine gelince, kanarya sağlık koşullarına uygun bir yerde bulundurulmalıdır. Ayaklara ve bacaklara her gün % 3'lük asitborikli suyla banyo yaptırılmalı, iyice kurulandıktan sonra da kükürtlü vazelin yumuşatılarak dökülen pullar temizlenmelidir. Çünkü virüsler bu pulların arasına girip yuvalanmıştır. Yapılan temizleme işleminden sonra bacaklara ve ayaklara Terramycine Merhem sürülmelidir. Bu işlemi, hastalık arazları kaybolduktan sonra, daha bir süre sürdürmek gerekir. Bu arada hasta kanaryanın besinine büyük özen gösterilmeli, vitamin değeri yüksek besinler ve yeşillik verilmelidir.

Damla Hastalığı (Nikris) ve Belirtileri: Hastalığın ilk belirtisi, parmakların oynak yerlerinde gözle görülebilen şişliklerin oluşmasıdır. Bu ağrılı bir şişliktir. Kanarya son derece rahatsız ve huzursuzdur. Tünekte durmakta ve yürümekte zorluk çeker. Rahatsız olan ayağını yukarıya doğru toplar. Giderek uçmakta dahi sıkıntı çektiği görülür. Tüylerinin rengi değişmeye, esmerleşmeye yüz tutar.

Nedenleri: Bu hastalık çoğunlukla yaşı ilerlemiş kanaryalarda görülmekle birlikte, nedeni, yanlış beslenme ve elverişsiz koşullarda yaşamaktır. Rutubetli yerlerde, çok dar kafeslerde hareket etme olanağından yoksun olarak yaşayan, sürekli yüksek değerde besin alan ve bunları yakamayan kanaryalarda bu hastalığa daha sık rastlanır.

Tedavisi: Hasta kanarya derhal geniş bir kafese alınarak daha fazla hareket etme imkânı tanınır. Mamalar ve proteince yüksek besinler kesilir. Bol miktarda yeşillik verilir. Bu olanaklar tanındığında hasta kanaryada hızlı bir iyileşme görülür.

Dil Altı Hastalığı ve Belirtileri: Bu hastalığa tutulan kanaryanın yem yiyemediği ve ötmediği görülür.

Nedeni: Çoğunlukla kanaryalara verilen yemlerin temizlenmemiş ve tozlu oluşuyla, içinde yabancı maddelerin bulunması bu hastalığı nedenler. Yem içinde bulunan tahriş edici maddeler, kanaryanın dilaltını tahriş eder; bazen de iltihaplanmasına neden olur.

Tedavisi: Eğer hastalık henüz birinci aşamadaysa, yani yalnızca tahriş olma söz konusuysa, kanaryanın gagasından içeriye, dilinin altına değecek biçimde bir iki damla limon suyu damlatmak ve sularına birkaç gün limon damlatarak vermek iyi gelecektir. Tabii bu arada yemlerin uygun nitelikte olmasına da dikkat edilir. Eğer dilaltında iltihaplanma varsa, bir iğne iyice yakılır, ucu saf alkolle silinir ve çok dikkatli olma koşuluyla bununla iltihaplı kıstın delinerek cerahat akıtılır. Suyuna Sulfamezatin damlatılır.

Kuyruk Hastalığı ve Belirtileri: Kanaryanın arkasında, kuyruğunun üstünde bulunan ve kanaryanın tüylerini parlatmada kullandığı yağı salgılayan bir bezin şişme halidir.

Nedeni ve Tedavisi: Kanarya sağlıklı olduğu devrelerde, bu salgı bezinin üzerine gagasıyla bastırarak yağ çıkartır ve bununla tüylerini parlatır. Ancak hasta olduğu zamanlarda doğal olarak bu işlemi ihmal eder. Bunun sonucunda da kullanılmayan yağla dolan beze şişer. Bazı kanarya meraklılarının yaptığı gibi, bu bezeyi iğneyle delerek yağı akıtmak son derece yanlıştır. En iyisi ılık suyla hafifçe bastırarak, beze üzerine sıcak kompres yapılmalı, daha sonra bu kısım kurulanarak yumuşatıcı bir yağ, örneğin vazelin veya bademyağı sürülmelidir. Hastalığın tedavisi için bu yeterli bir önlemdir.

Yumurtlamada Güçlük Çekme ve Belirtileri: Genel görünüm olarak kanaryalar, ilk çiftleşmeden bir hafta sonra İlk yumurtayı verirler. Bu süre en fazla on ilâ on bir güne kadar çıkabilir. İlk döllenmeden itibaren on bir gün geçtiği halde yumurtlamayan dişinin davranışlarını incelemek gerekir. Dişi kanarya hiç tünekte tünemiyor, çoğunlukla kafes tabanında sıkıntılı bir vaziyette durup tüylerini kabartıyorsa, "yumurtlamada güçlük çektiğine" kanaat getirebiliriz.

Nedenleri: Kadınlardaki ilk doğum gibi, kanaryalarda da ilk yumurtlamada biraz zorlukla karşılaşmak doğal sayılabilir. Çünkü dişi kanarya henüz gençtir, yumurtanın geleceği kanal normal genişliğe ulaşmamış ve açılmamıştır. Yardımla bu düzelebilir. Bazen de dişi kanarya yapısal bir bozukluğa sahiptir ve yumurta kanalları yumurtanın geçemeyeceği kadar dar bulunmaktadır veya yumurta normalden fazla iridir.
Dişi, kışı soğuk yerde geçirmiş ve gerekli beslenmeyi görememişse veya herhangi bir nedenle üşütmüş ve yumurta yolunda bir iltihaplanma meydana gelmişse, yine yumurtlama güçlüğüyle karşılaşırız.

Tedavisi: Rahatsızlık kesin olarak tanındıktan sonra yapılacak ilk iş bazı basit uygulamalarda bulunmaktır. Ürkütülmeden yakalanıp avuca alınan kanaryanın karın kısmına soğuk su akıtılır, böylece gevşek karın kaslarının bu anî ürpermeyle çalışarak yumurtanın dışarı atılması sağlanmak istenir. Eğer bunda başarı sağlanmazsa, bu kez dişi kanaryanın arkası, deride yanık meydana getirmeyecek bir sıcaklıkta buhara tutulur. Gevşeyen ve genişleyen kanaldan yumurtanın çıkması böylece mümkün olabilecektir. Ancak bu önlem de bir yarar sağlamamışsa, bu kez zeytinyağına batırılan bir kuyruk tüyü yumurta kanalına sokularak yumurtanın dışarı çıkabilmesi için bir kayganlık oluşturulur. Bütün bu önlemler çoğu kez başarılı olmakta ve dişinin yumurtlayabilmesi sağlanmaktadır. Ancak bazen istenilen sonuç alınamamaktadır. Böyle durumlarda gecikilmeden bir veteriner hekime başvurulmalıdır. Kanaryanın kanal yöresine dıştan yapılan baskıyla yumurtanın kırılması, çoğu kez üzücü durumlara yol açar. Bu yönteme mecbur kalmadıkça başvurmamak gerekir.

Kabuksuz Yumurtlama ve Belirtileri: Adından da anlaşıldığı üzere hastalığın belirtisi, tanımlayıcı başka belirtilere gerek duyurtmayacak kadar açıktır. Dişinin yuvaya bıraktığı yumurtanın üzerinde kireçli kabuk oluşmamış bulunmaktadır. Üzerinde yalnızca bir zar kabuk vardır ki, bu kuluçka için yetersizdir.

Nedenleri: Tahmin edeceğiniz gibi, bütün bir kış mevsimi boyunca dişiye gerekli besinin verilmemiş olması ve çiftleşme devresine dişi kanaryanın zayıf bir bünyeyle girmiş bulunması en önemli nedendir.

Tedavisi: İyi bir döl için dişi kanaryanın kışı tercihen ısısı 16–17 santigratlık, temiz havalı ve rutubetsiz bir odada geçirmesi, karma yemlerle ve kuvvetlendirici mamalarla iyi bir beslenme görmesi gerekir. Bu mamaların içine, yumurta kabuğu, mürekkepbalığı kemiği tozu gibi kireç ve fosfor bulunduran maddelerin konması unutulmamalıdır.

Güneş Çarpması ve Belirtileri: Güneş altında duran kafeslerde bir de bakarsınız ki kanaryanız kafesin dibinde boylu boyunca yatıyor, hiçbir kıpırdama yok. Bu bir güneş şokudur. Hiçbir yerinin tutmadığı, felç halinin görüldüğü olaylar da vardır. Eğer önlem alınmaz ve uzun süre bu durumda bırakılırsa kanarya ölebilir de.

Nedenleri: Kanaryaların direkt güneş ışığı alan yerlerde ve 24 santigrattan yukarı ısılarda bırakılmamaları gerektiğine değinilmişti. Fazla sıcaklık ve dik gelen güneş ışınları kanaryayı fazlasıyla rahatsız eder; aşırı hallerde hastalanmasına neden olur.

Tedavisi: İlk iş olarak kanarya direkt güneş ışığı almayan ve ışın sıcak olmayan bir yere alınmalı. Başı, ayakları ispirtoyla ıslatılmalı ve masaj yapılmalıdır. Böylece serinlemesi ve kan dolaşımının normale dönmesi sağlanmış olur. Ağzının açılarak iki damla gliserin damlatılmasında da yarar vardır.

Derinin Yangısı ve Çıbanların Sebepleri: 

l - Mekanik sebepler (yaralar, ezikler, sürtmeler, yabancı cisimler, pislik);

2 - Fizikî sebebler (soğuk, sıcak, elektrik);

3 - Kimyasal sebepler (asitler, alkaliler);

4 - Mikrobik sebepler ve iltihaplı hastalıkların sıçraması sureliyle de meydana gelir.

Belirtileri: Kırmızılık, şişkinlik, ağrı, sıcaklık, topallık ve hatta bazen hasta kısmının felci dahi görülür.

Tedavi: Sebebi ortadan kaldırmakla yapılır. Yara olgunlaşmamışça başlangıçta yangıyı dağıtmak için, daha sonra ise olgunlaştırmak maksadıyla tentürdiyot sürülür. Ağrı varsa azaltmak için bebek aspirini verilir. Cerahat olgunlaşmışsa keseleri yarmalı ve cerahati iyice temizlemeli, asit borikli su veya diğer antiseptikler, katranlı veya kükürtlü sabunlar ve merhemler (Pellidoll merhemi veya Bepanthene merhemi, Anestol pomat veya Antidot pomat) kullanılmalıdır. Gereğine göre sulfamit tozu veya penicillin tozu yedirilir. İnatçı çıbanları ve etrafındaki teşekkülleri cehennem tası (Nit-rate d'argent) ile yakmalıdır.

Urlar ve Belirtileri: Kuşun çeşitli yerlerinde ( çoğunlukla kanat altı ve sırtta) küçük bir nohut tanesi kadar urların hayvanı rahatsız edecek şekilde büyümesi.

Sebepleri: Tam olarak bilinmemekle beraber çoğunlukla kanaryalarda ırsi ve cinse bağlı olan bu hastalıkta yiyeceklerin de etkili olduğu sanılmaktadır.

Tedavi: Norvich ve Gress cinsi kanaryalarda sık görülen bu urların üzerine kulak çubuğu veya ucuna pamuk dolanmış kibrit çöpü ile sirke ruhu sürülmelidir. 1 hafta sonra urun üzeri kızardıktan sonra alınabilir veya kendiliğinden düşecektir.

Aşk Hastalığı ve Belirtileri: Dişi yada erkek kanaryanın sebepsiz yere bir kaç gün içerisinde, ölüme varabilecek kadar zayıflaması hırçınlaşması ve dişilerin cılk dediğimiz döllenmemiş, içi boş yumurta yumurtlaması.

Sebepleri: Çiftleşme zamanlarında çoğunlukla dişi kanaryalarda görüldüğü gibi erkek kanaryalarda da nadiren görülür.

Tedavi: Dişiyi erkeğin yada erkeği dişinin yanına koymaktır. Eğer erkek ya da dişi kısa zamanda bulunamazsa verilen yemini değiştirilerek bol bol yeşillik verilmelidir.

Kanat Kırılması ve Belirtileri: Kuşun kanadının sarkması, uçamaması.

Sebepleri: Çoğu kez kuşun tutulması sırasında oluşur. Uzun zaman tedaviye lüzum kalmadan iyileşir.

Tedavi: Hiç vakit geçirmeden veterinere gidilmesi gerekiyor. Kırık kemiklerin bazı malzemelere ihtiyacı vardır. Acil müdahale de gerektirir. Ancak yine de evde tedavi uygulamak için, Kanat tam olarak yerine yerleştirilmeli ve ince bir sargı bezi ile bağlanmalıdır. Bu bağ 4–5 cm genişliğinde olmalı ve kuşun ayaklarını kullanabilmesine olanak sağlayacak şekilde alt kısmında kuşun ayakları hizasına iki delik oyulur ve kanatla birlikte vücudu sarılarak düğüm kısmı yukarıda olmalıdır. Birkaç haftada kuş iyileşir, ancak kırık eklem yerine yakınsa kanadını kullanamaz. Ancak bir süre sonra neşesine kavuşur ve yıllarca yaşayabilir.

Ev Bitkisi Zehirlenmesi: Birçok ev bitkisi kuşların midesini bozar, kusturur. Bazı bitkiler hakikaten kuşlarda zehir etkisi yaratabilir. Önce veteriner tavsiyesi ardından ne yediğinden tamamen emin olmak için geniş çaplı bir araştırmaya ihtiyacınız var. Ağızdan alınacak Pepto Bismol ya da Kaopectate (vücut ağırlığına göre vereceğiniz dozaj miktarına dikkat edin, prospektüse uyun) verebilirsiniz.

Yanıklar: Yemek pişirirken, onu ortamdan uzak tutmalısınız. Ama diyelim ki bir anda kimyasal olarak ya da bir sıcaklıkla yandı. Hemen soğuk su ile yıkıyorsunuz ve suya biraz da Oxyfresh Pet jeli ekliyorsunuz. Veya herhangi bir aloe veralı ürünle de bu işlemi yapabilirsiniz. Aman dikkat! Aloe veralı nemlendirici ve yağlı yanık kremlerinden uzak durun!

Kaynak : www.geocities.com/nyalin/

Yorum Ekle

(*) ile belirtilen gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod kullanımına izin yoktur.


  • bilgi@petsinlife.com
  • E-Life Dijital Yaşam Teknolojileri A.Ş.
    Parseller Mah. Karadeniz Cad. No:33/I A2-12
    34773 Ümraniye - İstanbul
 

PetsinLife & Sosyal Medya

 
Design by CREAGATE

PetsinBlog

Makaleler