Sosyal Medyada Paylaş: FacebookSosyal Medyada Paylaş: Twitter

Kuşlar Kategorisi

  • Okunma: 3682 defa

Papağan Efsaneleri Doğru mu?

Papağan insan sesini taklit edebilen birçok türü bulunan güzel tüylü bir kuştur. Genel olarak sıcak ülkelerdeki ormanlarda yaşarlarsa da yakalanıp getirildikleri evde kafeste hatta açıkta da yaşamaya kolay alışırlar.Burada papağanlarla ilgili söylenen, duyulan efsaneleri cevaplayacağız. Ve bu efsanelerin nasıl yanıltıcı olabileceğini göreceğiz. 

- Kuş kumu kuşların sindirim yapabilmesi için gereklidir.

Bu ilginç bir efsane. Olayın aslını anlatabilmek için öncelikle bu söylentinin nereden geldiğini açıklamak gerek. Kuş kumu olayı, bazı papağanların doğal hayatlarında yerlerdeki ıvır kıvırla beslenirken, arada sırada çamur, kum vb. şeyler yuttuklarının keşfedilmesiyle ortaya çıktı. Araştırmalara göre, papağanlar bu tip çamur yutma olayını bilhassa besinin azaldığı yada katı gıdaların daha çok bulunduğu dönemlerde gerçekleştirmekteydi. Olayın özü, kuşun kum aracılığıyla vücudundaki eksik mineralleri tamamlamak istemesidir. AMA evde beslenen, hele meyve sebze yiyen papağanların "kuma ihtiyacı yoktur!" Avian vetlere göre kum verilmesi yarardan çok zarara neden olur ve sindirimi kolaylaştırmak şöyle dursun, bağırsaklara yavaş yavaş hasar verir. Tabii avian vetler bunu papağanların düzenli meyve sebze yediğini varsayarak söylüyor. Ne yazık ki ülkemizde papağanlar (ister muhabbet kuşu ister afrika gri), darı, çekirdek, tohum gibi katı gıdalara mahkum bırakılıyor. Dolayısıyla kuşların vücudunda mineral ve vitamin eksikliği oluyor. Meyve sebze yiyen, meyve sebze dışındaki diğer faydalı besinleri yiyen (arı poleni, bal, yoğurt, yumurta gibi) yani iyi beslenen kuşların "kuş kumuna ihtiyacı yoktur! verilmesi iyi değildir!" Eğer kuşunuz verdiğiniz kuş kumunu güzel güzel yiyorsa, bilin ki onu yeterince iyi besleyemiyorsunuz. Vücudunda mineral ve vitamin eksiklikleri var ve kuş bu nedenle doğal hayatında kıtlık dönemlerinde yaptığı şeyi yapıyor ve kum yiyor!

- Pet shoplarda satılan parazit spreyleri haftada bir (yada on beş günde bir) kuşa sıkılmalıdır.

Hayır, bir papağanın ihtiyaç duyduğu şey sık sık "su spreylenmesidir" parazit ilacı sıkılması değil. Fesleğen değil bu hayvanlar, bitlenmesin diye on beş günde bir ilaç sıkılsın. Papağanınızı tavukların ve güvercinlerin arasında beslemediğiniz ve gerçekten çok ama çok pis bakmadığınız sürece kuşunuz bitlenmez, pirelenmez. Gerçekten gözünüzle bit pire görmediğiniz, kuşunuzun tüyleri dökülüp derisinde kızarıklıklar (mite) görmediğiniz sürece böyle bir ilaç kullanmanıza gerek yoktur. Gerek olmamasının ötesinde, durup dururken kafanıza göre yada petshopun tavsiyesiyle parazit ilacı "kullanmamalısınız". Papağanınızın her gün yada kışları birkaç günde bir "suyla spreylenmeye" ihtiyacı vardır. Bunun nedeni de "kuşun temizliği değildir", derisinin ve tüylerinin neme duyduğu ihtiyaçtır. Papağanlar yağmur ormanı, savanna kuşlarıdır, bunu unutmayalım.

- Papağanı aç bırakarak daha kolay alıştırabilirsiniz/ ya da papağanı aç bırakarak yemek alışkanlığını değiştirebilirsiniz.

Papağanı aç bırakma yöntemi diyor buna bazıları. Aç papağan korkmuş ve güvensizlik hisseden papağandır. Aç bırakılmış bir papağana "eğitim yöntemi" uygulamış olmazsınız, "eziyet etmiş" olursunuz. Cahilce ve zavallıca bir "yöntem" bu. Papağanınız kendisini kimin aç bıraktığını iyi bilir. Açlığın verdiği halsizliği sakın "yola geldi" diye değerlendirmeyin. Bu şekilde yalnızca papağanınızı sindirmiş olursunuz, eğitmiş değil. Ve bu da ilerleyen zamanda davranış problemlerine yol açar. Doğadaki kuşlar için açlık ölüm demektir, esaret altında da bu kod değişmez. Fiziksel olarak uzun müddet aç kalmaya dayanamazlar . Aç kaldığında kuş, otomatik olarak ölüm korkusuna kapılır. Bulunduğu ortamın, kendisine kafesin ardından bakan insanın ölümüne sebep olacağını "anlar" ve size karşı güvensizliği artar. Onun kafasında oluşmasını kesinlikle istenmeyeceğiniz düşünceler bunlar. Her zaman diyorum, eğitim onlar için eğlenceli, oyun havasında bir deneyim olmalı diye. İster ele alıştırma, ister yemek alışkanlığı değiştirme olsun, işin püf noktası "eğlence"dir. Aç kalmanın eğlenceli bir yanını gören varsa haber versin lütfen. Size "aç bırakma" yöntemini öneren kişilere direk tokat atabilirsiniz, açıklama yapmanıza gerek yok.

- DNA testi yapılarak bir papağanın yaşı, cinsiyeti öğrenilebilir.

DNA testi yapılırsa bir papağanın "cinsiyeti" öğrenilebilir, daha doğrusu çoğu papağanın cinsiyetinden emin olmanın tek yolu budur. Ancak, "YAŞ" DNA testiyle öğrenilemez. Bir papağanın kaç yaşında olduğu çocukluk dönemine girdiği andan itibaren "öğrenilemez".

- Vahşi bir papağanı eve getirdiğinizde kafesine yaklaşmamak, rahat bırakmak gerekli, sabırla onun size yaklaşmasını beklemelisiniz.

Ve böylece karşılıklı bekleşmiş olursunuz. Papağanlar bekleyerek size alışmaz. Eğitime ilk günden başlayabilirsiniz. Bu bekleme ve sabıra dayalı "eğitim yöntemini" kim, hangi akla hizmet "geliştirdi" bilmiyorum ama, bekleyerek daha çok papağanınızın yaşadığı stresi arttırırsınız. Ona bir an önce yaşadığı ortamın güvenli olduğunu, sizin iyi ve öğretici bir yaşam formu olduğunuzu ona anlatmanız gereklidir.

- Bebek papağanlar yetişkin papağanlardan daha kolay eğitilir.

İkisinin de ayrı ayrı kolaylıkları ve zorlukları vardır. Bebek papağanların eğitilmesi değil, iyi yetiştirilmesi gerekir ve bu en az 3-4 senelik, "sürekli bir eğitim süreci" demektir. Bebek ve genç papağanlar daha çabuk güvendiği için göze daha kolay görünmektedir. Ancak yıllar boyu sürmesi gereken eğitim süreci hafife alınırsa "çok çabuk" davranış bozukluğu geliştirirler. Yetişkin papağanlar ise yeni ebeveynlerine ve yeni ortamına daha güvensiz yaklaşır, bu nedenle eğitimleri daha zor gibi görünür ancak eğitim süreci çok daha kısadır. Bir defa güven bağı sağlandı mı davranış bozukluklarının gelişmesi çok daha zor gerçekleşir.

- Timneh papağanları jako değildir. Konuşamazlar.

Timnehler bütün dünyada "Afrika Gri papağanı" olarak geçen, ama nedense Türkiye'de "jako" denilen papağan türüne dahildir. Kongo afrika gri (CAG) ve Timneh afrika gri (TAG) diye iki ana kol vardır. Kimisi Ghana ve Cameroon Afrika grileri de kollardan biri olarak sayar. Ancak bu ayırım sadece papağanların geldikleri bölgelere göre verilmiş isimlerdir. Timnehler yaşadıkları bölgenin daha güvenli olması dolayısıyla daha sosyal ve cüsse olarak daha küçük kuşlardır. Kongolarda tek kişiye bağlanma özelliği öne çıkarken Timnehler küçük kalplerine birden fazla kişiyi bu yüzden sığdırabilir. Timnehler Kongolar kadar iyi konuşur. Konuşma konusunda iki fark vardır: Kongolar ses tonuna göre kelimeleri seçip ses tonunu taklit etmeye daha yatkınken, Timnehler kelimenin anlamına daha hızlı odaklanır, tonu önemsemez (araştırmacılar bunun nedenini timnehlerin daha sosyal olmasına bağlıyor). Genelde kız çocuğumsu bir ses tonunu tercih ederler. Timnehler bir kelimeyi anlamıyla tam olarak öğrendikten "sonra" konuşmayı tercih eder. Kongolar önce ses tonunu taklit ederek kelimeyi öğrenir, anlamını öğrenmeyi sonraya bırakır. Dolayısıyla ses tonuna odaklandığı için yetişkin bir Kongo afrika gri, yetişkin bir Timneh afrika griden daha çabuk konuşur. Ancak bebek afrika grilerde yapılan incelemelerde (2-3 aylık olanlardan bahsediyorum) Timneh bebeklerinin Kongo bebeklerinden 6 ay önce konuşmaya başladığı gözlenmiştir. Bunun nedeni timneh bebeklerinin anne baba olarak gördüğü insanların kullandığı kelimelere ve anlamlarına odaklanmasıdır.

- Büyük papağanlar ay çekirdeğini ve fıstığı çok sever.

Büyük papağanlar ay çekirdeğini ve fıstığı "mecburiyetten" yer. Hapis ortamında, sürü liderinin olmadığı bir yerde güvenli bildiği tek yiyecek ay çekirdeği ve fıstık olduğu için bunları yer, esas yemesi gereken meyve sebzeleri reddeder. Meyve sebzenin "güvenli" olduğunu öğrenen, ebeveyninin sürü liderliğini kabul edip onun gösterdiği yiyeceklerin tadına bakan, meyve sebze yemeye alışan papağanlar, bir süre sonra ay çekirdeği ve fıstığı önüne koysanız dahi yememeye başlayacaktır. Bu besinler onlara ancak ve ancak "ödül olarak" arada verilmelidir. 

- Bir papağan habire kaşınıyorsa, bu parazit sorunu olduğunu gösterir.

Birincisi büyük ihtimalle "kaşınma" diye gördüğünüz şey kaşınma değil, "tüy tarama", ikincisi parazit sorunu olan kuş sürekli kaşınmaz. Papağanlar günlerinin büyük çoğunluğunu tüy tarayak geçirir ve bu onlar için bir sağlık göstergesidir. Bir papağanın dış parazit sorunu olduğundan ancak şu durumda şüphelenilir: Papağanınız öylece sabit bir şekilde duruyorken, birden acil bir hamleyle "belli bir bölgesini" kaşır ve durur, hatta bu sırada memnuniyetsiz bir mırıltıda çıkarabilir. Sonra yine, başka bir belli bölgesini birden kaşır ve yine durur. Ayrıca dış parazit sorunu olan kuşlarda tüy yolmada görülebilir. Kuşunuzun günlük tüy taramalarına onu suyla spreyleyerek destek olabilirsiniz. Parazit spreyleri sadece gerçekten parazit teşhisi konulduysa kullanılmalıdır. Kafanıza göre ilaç kullanmamalısınız.

- Bu Jako bebek, karanlığa götürürsen gözleri siyah olur, aydınlıkta hepsinin gözü sarıdır.

Afrika grilerin gözleri 6 aylık olana kadar siyahtır. Tamamen siyah. Sarı kırmızı mavi hiçbir renk göremezsiniz. Karanlıkta ya da aydınlıkta, her daim siyahtır. 1 yaşına doğru grileşmeye başlar. 1,5 yaşında gümüş grisidir. En ufak bir sarıya çalma durumu yoktur. 2 yaşına doğru gözlerde hafif sararma başlar. 2- 2,5 yaşlarında buğday sarısıdır. 3 yaşına doğru sarılık belirginleşir. 4 yaşında gözleri artık tamamen sarıdır. Bu yaştan sonra bir papağanın 30 yaşında mı yoksa 5 yaşında mı olduğunu anlamak mümkün değildir. Ancak karakterine ve davranışlarına bakılarak ergenlik çağında mı yani 8-10 yaşının altında mı, yoksa yetişkin mi yani 8-10 yaşının üstünde mi olduğu, ancak tecrübeli bir kişi tarafından "tahmin edilebilir".

- Papağan dediğin kuş işte, nerden anlayacak ne dediğimi,diye düşünüyorsanız..

Bütün papağanlar, 2 yaşındaki bir çocuğun "duygusal zekasına" sahiptir. Analitik zeka konusu ise papağandan papağana değişmektedir. Çoğunluğu 2-3 yaş çocukların analitik zekasına sahipken, afrika gri ve eclectus papağanları 4-5-6 yaşları arasında değişen analitik zekaya sahiptir. Yani bu tür papağanlar basit düzey toplama çıkarma, eşyaları tanıma, şekil yerleştirme, renkleri tanıma, sayıları tanıma gibi temel matematik ve genel kültür sorularını cevaplayabilir. Kolay yap bozlarla oynamayı öğrenebilir. Türkiye'deki çoğu papağanın bunu yapmamasının tek bir sebebi vardır; papağanla diyalog kurmayı ve onlara bunları öğretmeyi kimsenin bilmemesi. Türkiye'de tek bildiğimiz ve ilgilendiğimiz şu: "papağanı konuşturmak". Uluslararası düzeyde bilgi sahibi iddia makamını şaşırtacak kadar çok araştırma ve makale vardır papağanların öğrenme ve zeka düzeyleri hakkında. 

Bunun yanı sıra:

Papağanların parlak, göz alıcı renkte, uzun, güzel tüyleri vardır, kırmızı, mavi, sarı, yeşil gibi parlak renkli tüyler kuşu olduğundan daha da güzel gösterir. Bütün bu özelliklerinden ötürü, Orta Amerika’da, Afrika’da, Okyanusya adalarında tutulan papağanlar Avrupa’da çok yüksek fiyatlar karşılığında alıcı bulur.

Papağanlar doğal halde ağaçlarda yaşayan tırmanıcı kuşlardır. Yalnız, iyi uçamazlar. Yuvalarını ağaç kovuklarında, kaya yarıklarında yaparlar. Büyük çeşitlerinin dişileri bir yılda 2-3, küçükleri daha çok sayıda yumurta yumurtlar.

Papağanların 560’tan fazla çeşidi vardır. Kuzey Yarımküresi’nde Yengeç Dönencesi’ne, Güney Yarımküresi’nde de daha güney bölgelere kadar uzanan yerlerde yaşarlar. Güney Amerika’da, özellikle Brezilya ormanlarında yaşayan pek çok papağan çeşidi vardır. Başlıcaları ise şunlardır:

Kakatua : Amerika’da yaşar. Kuyruğu kısa, geniştir, başının üzerinde tüyler vardır.

Ara : Uzun kuyruğu, parlak, güzel renkli, süslü tüyleri vardır. Yeni Zelanda’da yaşayan bir cinsi gündüzleri saklanıp geceleri çıkar. Hepsinin en zekisi Afrika’da yaşayan bir cins aradır. Bu kuş duyduklarını büyük bir kolaylıkla, üstelik, aslına uygun bir şekilde tekrar etmesiyle tanınmıştır.

Güvercinler
1-papaganlar-hakkinda-ilginc-bilgiler-resim-bbc-belgesel

Yayınlanma Tarihi Kasım 10th, 2014 | Yazar bilalarabaci
0
Papağanlar Hakkında İlginç Bilgiler – BBC Belgesel
Papağanlar Hakkında İlginç Bilgiler – BBC Belgesel
Kuşbakışı Dünya 4. Bölüm Güney Amerika

Kuşlar gibi uçabilmek, kanat açıp gökyüzüne süzülebilmek evrensel bir hayaldir. Fakat gerçeği ile kıyaslandığında bu hayal hiçbirşeydir. Gezegenimizin hiç görmediğimiz bir hali bu. Bir kuşun gözünden bu bütün dünyayı kapsayan bir yolculuk. Nefes kesen doğal olaylar, zorlu mücadeleler ve güçlükle kazanılan ödüller. Bu dünyanın uçar halidir.

Kuşbakışı Dünya (EARTHflight) 

Dünya uçuşu (EARTH flight) 

Videoyu izlemek için önizleme resmine tıklayınız.

Güney Amerika (South America)

Kıtanın iç kısımları engin Amazon Ormanının hakimiyetinde.
Zekâlarıyla ünlü bu kuşlar ailecek uçarken yavrulara dünyanın en büyük yağmur ormanı hakkında dersler veriyor.

Zekâlarıyla ünlü bu kuşlar ailecek uçarken yavrulara dünyanın en büyük yağmur ormanı hakkında dersler veriyor.

Kırmızı Ara Papağanları (Scarlet Macaws) bu ormanın barındırdığı sırları yakından tanıyor. Zekâlarıyla ünlü bu kuşlar ailecek uçarken yavrulara dünyanın en büyük yağmur ormanı hakkında dersler veriyor. Orman, kıtanın yüzde 40’ını kaplıyor ve her yerinde papağanlar yaşıyor. Kuşlar, en güzel yiyeceği bulacakları alanlara göç edip duruyor. Papağanlar hangi ağaçların meyve verdiğini ve meyvelerin olgunlaşma zamanını iyi bilir. Ama yedikleri her şey o kadar leziz değil. Buradaki çoğu bitki kendini zehirlerle koruyor. Sabahı zehirli tohumlar ve yasak meyveler yiyerek geçirdikten sonra midelerini yatıştıracak bir şeyler bulma telaşına giriyorlar.

Orman hakkındaki ayrıntılı bilgileri gitmeleri gereken yeri söylüyor elbette.

Nehir yatağı boyunca doğal bir ilacın bulunduğu özel topraklar uzanıyor. Ama daha küçük papağanlar onlardan önce gelmiş, Amazon Papağanlarıyla, Kırmızı Taçlı Muhabbet Kuşları. İhtiyat (Dikkat, Temkin) Kırmızı Ara Papağanlarının doğasında var. Küçük papağanları etrafta avcı olup olmadığını görmek için yem olarak kullanıyorlar.

Bu papağanlarda Ara Papağanlarıyla aynı sebepten burada: Kilden şifa bulmak için. Bu özel çamur pekte ideal olmayan yiyeceklerle aldıkları zehirlerin etkisini yok ediyor. Maymunların gelişiyle iyice tedirginleşen Ara Papağanları toplantıya katılmaya hala çekiniyor. Ama örümcek maymunları bir tehlike olmaktan ziyade sinir bozuyor. Bu erkek riskleri tartıyor ve şansını deniyor. Küçük papağanların zamanı doldu. Rakipleri gidince diğer Ara Papağanları da cesaret bulup inişe geçiyor. 

Kil, midelerini yatıştırmakla kalmıyor kalsiyum ve sodyum desteği veren bir de vitamin ilacı vazifesi görüyor. Ama Ara Papağanları ilaçlarını alma şansı bulamayacak. En büyük kâbusları Harpiya Kartalı burada. Kartal avını öldürüyor ama bu defa pençelerinde asılı duran bir maymun. Güney Amerika’nın en büyük uçan yırtıcısının besleyecek aç bir yavrusu var. Neyse ki bu türün en sevdiği yemek maymun.

Ara Papağanları bu seferlik kurtuldu ama ilaçlarını başka bir yerden almak zorunda kaldılar.

Kuşların İhtiyaçları Nelerdir?

Kuşların sağlıklı kalmaları için çeşitli gıda takviyelerine ihtiyaçları vardır. Kil minerali vücutlarının ihtiyacı olan kalsiyum, sodyum ve vitamin desteğini sağlar. 

Yorum Ekle

(*) ile belirtilen gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod kullanımına izin yoktur.


  • bilgi@petsinlife.com
  • E-Life Dijital Yaşam Teknolojileri A.Ş.
    Parseller Mah. Karadeniz Cad. No:33/I A2-12
    34773 Ümraniye - İstanbul
 

PetsinLife & Sosyal Medya

 
Design by CREAGATE

PetsinBlog

Makaleler