Sosyal Medyada Paylaş: FacebookSosyal Medyada Paylaş: Twitter

Köpekler Kategorisi

  • Okunma: 1200 defa

Köpekler Şeker Hastalığını Nasıl Anlar?

 

Köpeğinizin hasta olduğunuzu hissedebildiğini düşünün...

Bunun için ihtiyacı olan tek şey burnu!

Bu senaryo, Pediatrik Diyabet Hemşiresi Claire Pesterfield dâhil dünya çapında çoğu kişi için gerçektir. Pesterfield, pankreasın insülin üretememesi ve kan şekerini düzenleyememesi sonucu oluşan, Tip 1 diyabet hastasıdır. Kan şekeri seviyesi ciddi derecede düşebilmektedir. Titremeye, sersemlemeye, denge kaybı ve potansiyel olarak bilinç kaybına neden olan bu durum, hipoglisemi olarak bilinmektedir.

Ancak sevimli dostu Golden Labrador Retriever, Pesterfield’ı uyarmaya her zaman hazır beklemektedir.

“Hipoglisemi semptomlarının geleceğini hissettiğinde, zıplar ve patisini omzuma koyarak beni haberdar eder,” diyor Pesterfield.

Köpeği Magic, UK Tıbbi Algılama Köpekleri Yardım Kuruluşu tarafından eğitilmiş 75 tıbbi uyarı yardım köpeğinden bir tanesidir. Bu köpekler insanların Tip 1 diyabet dâhil, sağlık koşulları hakkında bilgilenmesine yardımcı olur. Diyabetli kişilerin yaklaşık %10’unun Tip 1 diyabetli olduğu, hipoglisemi semptomları yaşayanların oranının ise daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir.

2009 yılından beri hizmet veren bu köpekler, kan şekerleri düştüğünde sahiplerinin nefesindeki değişiklikleri algılamak için eğitilmişlerdir.

Araştırmacılar, farklı kan şekeri seviyelerinde, ciltten ya da nefesten gelen mesajlar olup olmadığı ile ilgilenmektedir.

Son yapılan bir araştırmada, 8 tane Tip 1 diyebetli gönüllünün kan şekeri kritik bir seviyeye düştüğünde, nefeslerinde oluşan 10 kimyasal madde incelendi. İzopren isimli bir kimyasal bileşenin miktarının iki katına çıktığı tespit edildi.

Bileşenin tanımlanması, köpeklerin yaptığı gibi, diyabetli hastaların nefesinde kan şekerini göstererek,  onun alkolmetre gibi cihazlarla teknolojide kullanımına öncülük edebilir.

Araştırmacılar, insanların izoprenin varlığına karşı duyarlı olmadığını ancak köpeklerin bu bileşeni, inanılmaz koku alma duyuları ile kolaylıkla tanımlayabildiklerini açıklamışlardır.

Günümüzde, hastalar şeker ölçüm cihazları ile kan şekerini ölçebilmektedirler. Ancak, Magic gibi köpeklerin yardımı ile meydana gelebilecek herhangi bir koma, önceden bilinebilmektedir. Köpekler bu konuda gerekli görevi görüyorlar ancak henüz sayıları çok azdır. 

Ayrıca,köpekler, izopren bileşeninden daha fazlasını da algılayabiliyorlar.

Araştırmacılar, yapılan çalışmanın başarılı olduğunu ve insan nefesinde hipoglisemiyi ölçmemize yarayan olası bir biyogöstergeyi sunduğunu belirtiyorlar. İzoprene ek olarak, insanlarda fark edilebilecek farklı fizyolojik ve davranışsal tepkimelerin de olabildiğini ekliyorlar.

Bir köpeğe sahip olmak herkes için uygulanabilir bir durum değildir ve köpeği eğitmek maliyetlidir. Ortalama bir tıbbi yardım köpeğinin eğitilmesi 16,000 $’dan fazla tutmaktadır. Ve köpek hazır olduğunda, çok fazla talep görecektir.  

UK’de 40 tane yavru köpek şuanda aktif olarak görevde bulunan 75 tane Tıbbi Algılama Köpeğine katılmak için eğitiliyor. Ancak bu köpekleri, sadece en kronik duruma sahip insanlar alabilecekler. Hatta Tıbbi Algılama Köpekleri’nin CEO’su ve kurucusu olan Claire Guest’in beyanına göre, bu köpekler için bir bekleyen listesi bile mevcut.

Diğer ülkelerde bu hizmeti sunmak için gerçekleştirilen köpek eğitim organizasyonları da aynı durum ile karşılaşmaktadır.

Minnesota ve Wisconsin’de Tip 1 diyabet dâhil bazı hastalıklara sahip olan insanlara eğitimli yardımcı köpekler temin eden bir kurum olan Can-Do Canines’in yetkili müdürü ve kurucusu olan Alan Peters, asla yeterli miktarda köpek eğitemeyeceklerini, ancak Minnesota’da karşılanamamış büyük bir ihtiyaç olduğunu dile getirmektedir.

Guest, hastaların şeker seviyelerinin kritik bir duruma gelmesini önlemek için zamanında onları uyarabilen köpeklerin, hipoglisemi için yapılan hastane başvurularının azalmasına neden olduğunu kaydetti. Dünya çapında gelişecek olan teknolojiyle birlikte bu sistemin daha da ilerleyebileceği umuluyor.

Guest, bu gelişimde köpeklerin rolünün hayati olduğunu ve onların bu işin haricinde tutulmaması gerektiğini vurguluyor.

“Makineler mükemmeldir ancak köpekler de mükemmel ve farklı uygulamalara sahipler,” diyor Guest. “Köpekler adapte olabilen canlılardır, farklı ortamlarda çalışabilirler ve kişi testini yaptırmayı unutsa bile çalışırlar.”

Aynı zamanda gece görevlerinde daha dikkatlilerdir. “Gece insanlar uyurken…son derece iyi çalışırlar, diye ekliyor.

Kişinin uyurken nefesini kontrol edecek sensörlü “akıllı yastık” geliştirilmesi umuluyor. Araştırmacılara göre, insanların geceleri herhangi bir değişikliği fark etme oranı daha düşüktür ve günümüzde teknoloji ile önemli adımlar atmak mümkündür.

Kişi, nefesini kontrol eden bir alet takarsa ve bu alet kişiyi uyarırsa, bu sistem büyük faydalar sağlayacaktır.

Araştırmacılar şimdilik izopren ile ilgili bulguların derinlere inmediğini ancak köpekleri daha iyi eğitme konusundaki organizasyonlara yardım edebileceğini dile getiriyorlar. “Eğer kan şekeri düştüğünde bu kimyasalın miktarını bize söyleyebilirlerse, nefes örnekleri almak yerine bunu kullanabiliriz,” diye belirtiyorlar. Ama ne olursa olsun tüm bunlar geleceğe dair umutlar.

Yorum Ekle

(*) ile belirtilen gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod kullanımına izin yoktur.


  • bilgi@petsinlife.com
  • E-Life Dijital Yaşam Teknolojileri A.Ş.
    Parseller Mah. Karadeniz Cad. No:33/I A2-12
    34773 Ümraniye - İstanbul
 

PetsinLife & Sosyal Medya

 
Design by CREAGATE

PetsinBlog

Makaleler