Sosyal Medyada Paylaş: FacebookSosyal Medyada Paylaş: Twitter

Akvaryumlar ve Balıklar Kategorisi

  • Okunma: 1910 defa

Akvaryumda Hangi Anemonlar Tercih Edilmelidir?

Anemonlar yüksek ışık ve akıntı isterler. Bir KPS mercan akvaryumu için uygun canlılardır fakat diğer canlılara değmemeleri gerekir aksi halde öldürebilirler. Kötü yanları çoğunun çok fazla büyümesidir bu yüzden tür seçiminde oldukça dikkatli olunması gereklidir. Bazı türler kumda olmayı tercih ederken bazılarının kaya üzerinde durması lazımdır. Anemonları genellikle  palyaço balıklarının yuva olarak kullandıkları canlılar olarak tanırız fakat bu anemonların yalnızca bir kısmıdır.

Mercanların ve denizanalarının çok yakın akrabala-rı olan anemonların yüzeylere tutunmaya yarayan bir gövdeleri, beslenme ve boşaltım için kullandıkları bir ağızları ve bu ağzın etrafında dizili olan yakıcı tentaküllere sahiptirler. Anemonları genellikle palyaço balıklarının yuva olarak kullandıkları canlılar olarak tanırız fakat bu anemonların yalnızca bir kısmıdır. Bazı türler fotosentetik yani besininin bir kısmını ışık yoluyla elde ederken bazı türler ışığa ihtiyaç duymazlar. Ortak yönleri ise hepsinin de dışarıdan beslenmeye ihtiyaç duymasıdır. 10 farklı anemon türü doğada palyaço balıkları tarafından yuva olarak kullanılır. Bu anemonlara 
yuva anemonları denir. Daha birçok tropikal anemon türü vardır fakat yalnızca yuva anemonları akvaryumcularda görülebilir. Bunun nedeni bu türlerin daha renkli olmaları, daha büyük olmaları ve kıyılara daha yakın yaşamalarıdır. Yuva anemonları şunlardır; Cryptodendrum adhaesivum, Entacmaea quadricolor, Heteractis aurora, H. crispa, H. magnifica, H. malu, Stichodactyla gigantea, S. haddoni, S. mertensii, Macrodactyla doreensis,. Bunun yanında Aiptasia türü ane-
monlar da canlı kayalarla istemeden de olsa sık sık akvaryumlarımıza gelirler. Yuva anemonların hepsi fotosentetiktir yani vücudunun içerisine yerleşmiş olan mikro algler fotosentez yaparak anemona karbonhidrat sağlarlar. Bu mikro alglere Zooxanthellae denir. Zooxanthellaelerin fotosentez yapmak için yüksek ışığa 
ihtiyaçları vardır. Güçsüz ışık altında anemon yavaş yavaş Zooxanthellaeleri kaybeder ve bu algler olmadan anemon yeteri kadar karbonhidrat alamayacağı için bir süre sonra ölür. Bir anemonun Zooxanthellaelerini kaybedip kaybetmediğini anlamanın yolu rengine bakmaktır. Sağlıklı hiçbir yuva anemon beyaz renkte olmaz. Eğer akvaryumcuda ya da evinizde baktığınız anemonun rengi beyazsa o zaman alglerini kaybettiği ve ölmek üzere olduğu anlamına gelir. Açık renkli olması da beyazlaşmaya başladığının bir göstergesidir. Sıcaklık değişikliği de beyazlaşmaya neden olur. Bu durum küresel ısınma nedeniyle son on yıldır resifleri tehdit eden en büyük tehlikelerden biridir. Akvaryumda yetersiz ışık yüzünden beyazlaşan anemonlar tekrar sağlıklı hale getirilebilir. Bunun için öncelikle anemonu yeteri kadar ışık olan bir akvaryuma koymalısınız. Ani ışık değişikliği anemon için zararlı olabilir bu nedenle ışığın yavaş yavaş, birkaç haftalık bir süre içerisinde artırılması gerekir. Anemonun aç kalmaması için de her gün küçük bir parça deniz ürünü ile beslenmesi gerekir. Bu koşullar altında anemonun bir süre sonra eski rengine kavuştuğunu göreceksiniz. Beyaz anemonların yanında parlak sarı renkteki anemonlardan da uzak durmak iyi olur. Özellikle Heteractis türleri ithal edilmeden önce canlı renkler kazanması için yapay renklendiricilerle boyanabilir. Anemonların vücutlarındaki boya fotosentezi engellediği için anemon bir süre sonra ölür. Birçok renge boyanabilseler de en sık görülen renk canlı hardal sarısıdır. Sagartia troglodytes gerçekten hardal sarısı olan nadir ane-mon türlerinden biridir fakat Akdeniz’in batısında yaşadığı için akvaryumcularda görülmez. Anemonlar hem eşeyli hem de eşeysiz üreyebilir. 

Eşeyli üremede dişi ve erkek birey yumurta ve spermlerini suya salar. Suda birleşen yumurta ve spermler bir süre sonra bir yüzeye yerleşip büyümeye başlar. Eşeysiz üremede ise anemon türüne bağlı olarak ya ağız kısmından ikiye (bazen üçe) bölünür ya da ayak kısmından kayanın üzerinde küçük parçalar bırakır ve bu parçalar büyüyüp yeni bir birey oluşturur. Bazı akvaristler yuva anemonlarını ağız kısmından ikiye kesip başarımonların dolaşması hem kendileri hem de akvaryumdaki diğer canlılar için tehlikelidir. Hareket ederken etraftaki mercan, istiridye gibi hareket edemeyen canlılara dokunup zarar verebilir. 
Ayrıca motorlara takılabilir ya da taşma deliğinden geçebilir ve bu da ölümüne neden olabilir. 

Anemonların akvaryumda dolaşmaması için onların yaşadıkları yerleri bilmeniz gerekir. Örneğin gövdesini kuma gömmeyi tercih eden bir anemonu kumsuz ya da çok az kum olan bir akvaryuma koyduğunuzda daha uygun bir yer bulmak için sürekli hareket edecektir. Aynı şey yüksek akıntıdan ya da yüksek ışıktan hoşlanan bir anemonu bunların olmadığı bir akvaryuma koyduğunuzda da gerçekleşir. Bunu engellemek için alacağınız anemonun nasıl bir yer ve nasıl koşullar istediğini bilmeniz gerekir. Anemon kendine uygun bir yer bulduğunda, bu yeri nadiren terk eder. Uzun süre sağlıklı bir şekilde bakılan anemonar genellikle bir süre sonra akvaryumda bölünerek ürerler. Bu durum en sık balon uçlu anemonlarda (Entacmaea quadricolor) görülür. Her gün düzenli beslemek anemonun bölünme ihtimalini artırır. Ayrıca su değerlerindeki ani değişiklikler de anemonun bölünmesini tetikler.

Anemon bakacakların bilmesi gereken en önemli şey bu canlıların çoğunun bakımının oldukça zor olduğudur. Özellikle yuva anemonlarının uzun süre bakımı çoğu mercan ve anemon türünden zordur. Sağlıklarını koruyabilmek için çok yüksek ışık ve güçlü bir akıntıya ihtiyaçları vardır. Ayrıca su değerlerinin sabit olması gerekir. Görkemli anemon (Heteractis magnifica) ve dev halı anemonu (Stichodactyla gigantea) bakımı en zor anemonlardır. Balon uçlu anemon ve Haddon’un anemonu (S. haddoni) ise diğer türlere göre daha dayanıklıdır ve daha az ışık ihtiyaçları vardır. Son olarak anemonlar hareket edebilen canlılardır ve kendilerine en uygun yeri bulana kadar akvaryumda dolaşacaklardır.  

Akvaryum için ne tür anemonlar seçilmeli?

Seçilecek anemon türleri ile alakalı öncelikle anemon bakacak kişinin bilgi ve beceri düzeyi, akvaryum geçmişi olması gerekir. Bu kişinin bilgi ve becerisine bağlı olarak akvaryumun büyüklüğü, anemon sayısı ve türü önemlidir. 

Anemonlar tek başına yaşamazlar. İster akvaryum içinde ister doğal ortamlarında olsun çok ciddi bir simbiyotik yaşam sürerler. Simbiyotik yaşam sürmelerinin nedenleri vardır. Anemonlar su içinde kayaya tutunarak, kayaların arasından çıkarak yaşayan canlılar gibi gözükseler de aslında bunlar algler denen simbiyotik canlılarla ciddi bir ilişki içindedirler. 

Anemonların üzerini saran algler, anemonlara çeşitli renkler verir ve akvaryum bu şekilde güzelleşir. Bu fotosentetik yaşam süren alglerin yaşamındaki herhangi bir bozulma onların renk reaksiyonlarının bozulmasına ve alglerin ölmesine yol açar. Bu nedenle anemonların üstündeki bağışıklıklarını sağlayan tabaka da kaybolduğundan anemonlar da matlaşır ve bir iki hafta içinde ölürler.

Actinia equina - Deniz domatesi:

Beadlet anemon,domates anemonu veya deniz şakayığı adlarıyla da bilinir.
Suyun dışında tentaküllerini içeri çeker. Dalgaların arasındaki kayalara jelimsi bir yapıyla tutunurlar. Suyun içinde olduklarında silindir şeklinde olan vucutları avını yakalamak için dışarı çıkardığı 192 zehirli tentakülü tarafından kısmen gizlenir.

Vucutlarının alt kısmı silindir şeklinde fakat biraz yassılaşmıştır. Bu kısım yapışkanlı ve vantuzludur. Bu yapıları sayesinde taş ve kayaların üzerine tutunurlar. Çapı 5 cm’nin üzerinde geniş bir vucuda sahiptirler. Vucutlarının üst kısmından 192 tentakül 6 sıra halinde dizilmiştir. Tentaküllerin çıktığı bu kısmın etrafında vucudu bir çember gibi saran ‘acrorhagi’ denilen mavi boncuk gibi çıkıntılar bulunur.

Denizlerde sular alçaldığında kayalık sahillerde ve hatta bazı kumluk bölgelerde groyneslerin üzerinde bulunabilirler. Çok yaygın ve bol bulunurlar. Havanın sıcaklığı düştüğünde yaşamaları için elverişli sığınaklara girerler. Bunun dışında taşların altında, kayalık sularda, deniz altı mağaralarında,iri kayalara tutunarak,midye yataklarının bol olduğu koylarda bulunurlar.Bir yere kendini tespit ederek, tutunarak yaşayan canlılara göre dünyada olağandışı bir yayılış gösterirler. Rusyanın kuzey sahilinde bulunan Kola yarım adasından Batı Afrikadaki Guinea’nın tropikal körfezine kadar dağılım gösterir. Özellikle Baltık Denizi ve bir populasyonu korumanın imkansız olduğu brackish sularında bulunmazlar. Alçak ve yüksek su seviyelerinin arasında olmasına rağmen sığ sularda ve kayalık sahillerin heryerinde bulunabilirler.

Akvaryumlarda kolaylıkla yaşayabilirler çünkü ölü organik maddelerle beslenirler. Tentaküllerini yavaşça hareket ettirerek besini ağızlarını aralayarak alırlar ve mide boşluğuna bırakırlar.

Doğada, ağızları ile aldıkları besinin büyük bir kısmını küçük crustaceanslar ile zooplanktonlar ve solucanlar oluşturur. En büyük deniz gülleri midye yataklarında bulunur ve bu moluskaların etleri onların temel besinini oluşturur.

Domates anemonlar genellikle kaya çatlaklarına gizlenirler. Besinlerine saldırmazlar fakat en iyi besin yerini bulurlar. Günlük yiyeceklerinin büyük bir kısmı dalga hareketleri sonucu ortaya çıkar. Hareketleri sınırlıdır,suyun hareketi ile yiyeceklerini saptadıkları noktaya sürüklenirler.Kışın planktonik organizmalar azaldığı için fakir besinlerle aylarca beslenmek zorunda kalırlar. Bu nedenle açlıktan ölebilirler.

Domates anemonlar akvaryum içerisine alındıklarında doğadaki hallerine nazaran bedenleri küçülür ve sağlıksız,soluk bir görünüşleri ortaya çıkar ve hatta ölümde ortaya çıkar. Bu davranışları olağan dışı görünsede normaldir. Ve bu konu araştırmacılar tarafından hala araştırılıyor. Daha sonra normal hallerine dönecektirler. Doğal hareketlerinin sınırlı olması nedeniyle akvaryumdaki yaşamları onlar için başarılıdır. Akvaryuma alındıklarında eğer suyun her ay % 20’si değiştirilirse , suyun tuzluluk oranı % 3.2 ile % 3.4 arasında tutulursa ve yeterli besin verilirse hemen hemen doğadaki halinden daha iyi bir gelişme gösterirler. Küçük bir akvaryumda 10 yıl yaşayabilirler.

Epicystis crucifer Anemon:

Phymanthidae ailesinin bir üyesi olan dayanıklı bir anemon türüdür. Anavatanı Karayipler' dir. Beaded,Flower ve rock anemon olarak da bilinir. Değişik renklerde olabilir. Ağız kısmını içeren halka kısmı anemon aktif değilken genelde renk değiştirir.

Tek başına veya grup içinde yaşayabilir. Kendine kuytu, dik kayların altını mekan olarak seçmeyi tercih eder. Vücudunun büyük bir kısmını kuma gömebilir, sadece ağız kısmı ve tentakülleri dışarda kalır.

Kötü su koşullarını tolere etmez. Orta kuvvette ışık ve akıntı ister. Akvaryumda gezinmek gibi bir eğilimi yoktur. Bu yüzden reef akvaryumları için uygun bir anemon türü olacaktır.

Dışarıdan beslenmesi sağlıklı kalması için gereklidir. Fotosentetik olsa da haftada bir kez carnivore bir diyet programı ile, karides, küçük balık parçaları gibi yemlerle desteklenmelidir.

Condylactis sp. Anemon:

Pink Tip Haitian Anemone olarak geçer. Gerçekten görsel olarak çok güzel bir anemon türüdür. Bu güzelliği nedeniyle ticareti yapılan, ülkemize de çok sık getirilen bir türdür.
Hareketli beyaz tentakülleri, pembe ya da mor uçlarla renklenir. Güçlü bir ışık ve akıntı isterler. Çoğunlukla Haiti civarındaki lagunlarda, ya da resiflerde bulunurlar. Su koşullarındaki değişimlere duyarlıdırlar. Akvaryumda uygun yeri bulamazlarsa çok hareket ederler. Bu yüzden resif akvaryumlarında dikkatle bakılmalıdırlar. Clown balılarının bir çok türüne konakçılık yapar. Anemonların içeriden su ile desteklenen polipli organizmalar olduğu düşünülürse; anemon türlerinin farklılıkları da ortaya çıkacaktır. Condylactis zooxanthellae' ler sayesinde simbiyotik bir yaşam içinde olduğundan ve bu canlılar fotosentez yaptığından eğer yeterli ışığı alırsa beslenmesinde sorun olmayacaktır.
Güçlü ışığın en az iki haftada bir dışarıdan yemleme ile desteklenmesi gelişimini ve sağlığını olumlu etkiler. İşlevsel tentakülleri ile sudaki mikro organizmaları da toplayarak beslenecektir.
Diğer türlerle kıyaslandığında oldukça küçük bir anemon türüdür.

Corynactis californica Anemon:

Strawberry anemone, California club-ray isimleriyle de bilinir. 1936 yılında sınıflandırılmıştır.
Corallimorphidae ailesine ait, Corallimorpha takımının anthozoa sınıfına ait canlılardır. Corallimorph' lar gerçek anemonlar değillerdir. En önemli fark tentaküllerinin sona erdiği noktadır. Aynı zamanda tentakülleri tamamen geri çekilebilir değildir. Tentaküller genelde beyazdır.
Bazı özellikleri ve davranışlarıyla mercanlara da benzerlik gösterirler. Genellikle grup halinde yaşarlar.Kırmızı, pembe,mor, kahverengi,turuncu,eflatun,donuk mavi gibi renklerde olabilirler.
İsmini aldığı yer olan Kaliforniya'nın güneyi anavatanı kabul edilir. İngiliz Kolombiyasından, San Martin Adasına ve Baja' ya kadar olan bölgede yoğun olsalar da, kuzey California kıyılarında da rastlanmaktadır.
Güçlü bir akıntı olan her yerde olabilirler. 30 metreye kadar derinlikte bulunabilirler.

Macrodactyla doreensis:

Değişik kaynaklarda Corkscrew Anemone, Sand Anemone, Red Base Anemone, and Long Tentacle Red Base Anemone gibi isimlerle geçmektedir.
Çoğu zaman Heteractis crispa türleri ile karıştırılır. Aslında benzerlikleri de yok değildir. Çok değişik renkleri olsa da, "base" denilen göbek kısmı genelde turuncudan kırmızıya değişen bir renktedir.
Amphiprion perideraion ve A. clarki türü clown balıklarına ev sahipliği yapar. Orta ışık ve orta akıntıdan hoşlanan yarı agresif bir anemondur. Bakımı orta zorluktadır.
Anavatanı indo pasifiktir.

 

Yorum Ekle

(*) ile belirtilen gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod kullanımına izin yoktur.


  • bilgi@petsinlife.com
  • E-Life Dijital Yaşam Teknolojileri A.Ş.
    Parseller Mah. Karadeniz Cad. No:33/I A2-12
    34773 Ümraniye - İstanbul
 

PetsinLife & Sosyal Medya

 
Design by CREAGATE

PetsinBlog

Makaleler